Işlerin sürekliliğinin sağlanması, rekabetçiliğinin sürdürülmesi, risklerin ve fırsatların yönetimi ancak sürdürülebilirlik yaklaşımının iş süreçlerine entegre edilmesiyle sağlanabilir. Bu nedenle sürdürülebilirlik kültürünün kurum içinde yaygınlaştırılması önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, iş süreçlerinde kararlar alınırken konuların sürdürülebilirlik bakış açısıyla değerlendirilmesine imkân sağlayarak tüm paydaşlar için fayda sağlayacak sonuçlara doğru ilerlemeye olanak tanır.
Bu bağlamda sürdürülebilirliğin iş süreçlerimizde devamlılığını sağlamak adına iklim başta olmak üzere çevresel, sosyal ve ekonomik etkimizi risk ve fırsatlarıyla birlikte değerlendirerek süreçlerimize entegre ediyoruz. Bu konuda önemli bir yol kat ettik ve hızla değişen dünyada yaşanan gelişmelere ayak uydurmak için bu bakışı çalışma hayatımızın bir parçası haline getirdik.
2025 yılında yeniden gözden geçirdiğimiz kurum stratejimizi dokuz temel konu üzerine kurguladık. Sürdürülebilirlik bakışımız, hem yeni bir sürdürülebilirlik kültürü oluşturulması hedefimiz itibarıyla hem de diğer stratejik amaçların sürdürülebilirliğe katkısı itibarıyla bu stratejinin odaklandığı alanların ayrılmaz bir parçasıdır.
Bu doğrultuda, sürdürülebilirliği stratejik bir hedef olarak ele alıyor ve karar alma süreçlerinde kritik bir öneme sahip olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Özellikle iklim değişikliğinin faaliyetlerimiz üzerindeki etkilerini, risk ve fırsat analizleri yoluyla sistematik bir şekilde değerlendiriyoruz. Sadece fiziksel riskleri değil, düzenleyici dinamikler, piyasa talepleri, teknolojik gelişmeler ve itibar odaklı süreçler gibi geçiş risklerini de dikkate alıyoruz. Iklimle ilgili riskleri, Kurumsal Risk Yönetim sistemimize entegre ederek stratejik hedeflerimizle uyumlu bir şekilde önceliklendiriyor ve yönetiyoruz.
